bugün bu tatilin bana ne kadar iyi geldiğini daha iyi anladım..
ihtiyacım vardı evet biliyordum ama
bu kadar iyi geleceğini düşünmemiştim:)
tatilmiydi..uzaklaşmakmıydı iyi gelenler
yoksa yaşananlarmı??
içses yaşananlar diyor:)
insanlar diyor..
cumartesi uyuya uyuya gittim İzmire söylemiştim..uzundu yol..
Bayramın 1.günü evde Kurban telaşı vardı..
ama canlarımla Bayram Kahvaltısı bambaşkaydı..
akşamüzeri köye gidilecek..
gelmesem dedim
tanımıyorum insanları..
gerçi Cihanın Meltemin ve melisin olduğu yerde benim sıkılmam mümkün değil..
maksat zamanı onlarla paylaşmak değilmi..gideceksin dedim..
bu arada Meltem ablam kendini nasıl iyi hissedeceksen onu yap dedi..ama iyi oluyor köy iyi geliyor bize dedi..
Cihan sen bilirsin abla dedi..
ısrar etmediler..
halbukim azcık naz yapmak istemiştim..yemediler:)
gittik..
16 yıldır Cihan bizim ailede ve düğün harici ilkkez görüştük
ama öylesine candandı ortam
öyle sevgidoluydu insanlar
Egedenmiydi..Bayramdanmı bilmiyorum
akşam diğer köyde yaşayan anneanneye gittik..
avlu içinde bir köyevi..
kalabalık:)
çoluk çocıuk..
ben hemen soba yanına..zira donuorum:)
o kalabalıkta tanışma ortamında..
yine biraz siyasete girdik tabii..
düşünceler paylaşıldı..
fikir alışverişinde bulunuldu..
dağıtılan yardımlar hakkında konuşuldu..uyanmaları istendi uyuyanların..
Sonra bahçedeki portakal ağacından koparılan portakallar..
oralara alışkın olanlar ekşi derken ben şapır şupur yedim..ben görmemişim ya diyerek:))
ve buna benzer yıllar evvel yaşanmış bir Kavun hikayesini anlattım.
o akşam serin olmasına rağmen ateş yaktık dışarıda
etrafta yakılacak çalı çırpı dallar kalmadı:)
biralar içildi
ve herkes konuşuyordu
özlemişiz
konuşmayı
öylesine sohbet etmeyi..

neredeyse 25 kişi ağırlayan evsahibi Emir abla ..
nasıl sevecen..nasıl mutlu uç uç, ağrıyan ayağına rağmen..
sabah gözümü açtığımda kızkardeşim perdeyi araladı abla bak bi diyerek..
mandalin ağacı..pırıl pırıl bir güneş..
iyi bir damat, iyi bir eş, iyi bir baba olamyı başaran ender insanlardan biri Erol..semaverde çayı demlemişti..

güne onunla başladık..
sabah güneşi sırtıma vururken, kalabalık masada edilen kahvaltı..
sonrasında kısa bir yürüyüş..
heryer yemyeşil..
tertemiz..
tren yolu boyunda keçilerini otlatan bir kız çocuğu..
birde yavru kuzu:)anneside tabii.
yanına yaklaştığımız anda zorla ayağa kalkıp annesine gitti..
anne koyunun bize bakışı..
acaipti:)
zorlamadık tabii
ama..Hani simurgun tavsiyeleri vardı ya..
güzel..değişik bişeyler..
daha dün doğdu dedi kız
alıp getireyim..
zorlama dedim
ama güneştende kaçtılar o arada
neyse aldı geldi
annede yanında:)
biraz okşadık..öptük karagözlüyü..
ayaklarını zor topluyordu yere çömelirken..
nasıl şeker anlatamam..
mutluluktu benim için..
sonrasında..
çıktık Zeytinliklere
mantar aradık:)
bir adet mantar..
bana verildi:)
ve ben onu valla çiğ çiğ yedim:))
görmemişim ya ben diyerek:)

Zeytinlikler arasında eskiköye gittik..
manzara muhteşem..
bu arada atış talimi yaptık:)
ilk tecrübemde hedefi isabet ettirmem hoşuma gitti:))
ama tarif eden sağlamdı:)

akşam yine kalabalık..
ve ben kendime geldiğimi anladım
sürekli konuşuyordum:))
ortalık karıştırmaya çalıştım ama olmadı:)
ertesi gün yine semaver keyfi..
kahve muhabbeti
tabii mineral mask uygulandı..Bioslife hakkında bilgi verildi..
iş ertelenmedi yai..ihmal edilmedi:)
sonra İzmire döndük..
akşamüzeri şu ortam..

akşamda rakı balık..

devamınıda yarına bırakayım:)