27 Haziran 2008 Cuma

sabah sabah..

bu sabah 6.30da çocuk sesiyle uyandım..
hemen pencereye çıktım
benden başkalarıda çıkmıştı
herkes bakıyordu
adamın biri (bizim sokaktan) bir çocuğu yakalamaya çalışıyor biri yukarıda biri aşağıda ve vuruyordu..
yakaladılar
ve evlerinin oraya götürdüler..
Sonradan 8 yaşında olduğunu öğrendiğimiz çocuğa bir girişti
elle..sopayla..nasıl ağlıyor çocuk..
Komşular yorum yapıyor..
Hırsızlık için geldiği konuşuluyor
155 i arayarak bir çocuğu dövdüklerini bildirdim
kısa sürede 2 erkek 1 kadın memur geldi..
onlara olayı gösterdiler..ama biz göremiyoruz
sonra baktım..
giriş kat zaten..dışı Pimapen le kapanmış..
oradan bir kareyi sökmüş..
LCD Ekran hemen orada yerde..
Polis memurlarından biri bunu görünce iki tekmede o attı çocuğa

8 yaşında..küçücük..
ne olursa olsun..

alıp götürdüler çocuğu
ama ne yazıkki birşey yapılamıyor..
aileler yada çeteler..
bu çocuklar böyle kullanılıyor..

Karakolu aradım..Orada değilmiş ama iki tanede burada var dedi Memur
ne yapacaksınız dedim..
bişey yapamıyoruzki dedi ..
trilyonluk soygunları olan var..
ama hiç birşey yapamıyoruz.
yine salıyoruz..yine yakalıyoruz..
böyle bir kısırdöngü..

arkadaşımın yaptığıda doğru değil haklısınız dedi..
evet kolay değil işiniz ama o çocuğa yetiyor herkesin gücü..
ne yazık..
haklısınız dedi
Sizin bizim çocuğumuzda olabilirdi..ona göre davranmak gerek ama
işte ..

Bu gidiş..nereye..

8 yorum:

Üns. dedi ki...

Kndimi hep aynı sözleri tekrarlarken buluyorum: Ayarımız kaçtı bizim, ondan oluyor bunlar. İpin ucunu kaçırdık.
Reality showlara, ratinglere, yazlık evlere, bir üst model arabalara satıldık.
Karşılığında da domates yeme hakkımızdan bile vazgeçtik. Yediğimiz içtiğimiz haram oldu bize. Suyumuz zehirli, sütümüz antibiyotikli.
Artık kimse tek başına suçlu değil.
Ne o çocuk, ne o polis, ne o ev sahibi.
1000 yıllık tecrübeye sırtını dönersen kendini o ucuz, o geçmişsiz, o zavallı Teksasta bulman çok kolay oluyor sadece.

kumhavuzu dedi ki...

evet..

bak..moral için biraz ferahlama için bi önceki yazıma bak..

Adsız dedi ki...

Sadece çocuklarmı..:(

Sabaha karşı indim otobüsten ,uzun zaman olmuştu belediye otobüsüne binmeyeli.Bir bilet alıp eve en yakın yere gelecek sonra taksiye binecektim.Öylede yaptım.Otobüs haraket etmiş ve bir durak gitmiştikki,ilk durakta bir yolcu bindi biletinin olmadığını ve parasını verebileceğini söyledi,şöför kesinlikle para almayacağını bilet bulması gerektiğini söyleyerek sabahın 04.00 kavga başladı,biletim yoktu hani yüklenen kart denilen şeyde yok,ama ne hikmetse adam rica etmesine rağmen kimsede vermedi,ve müşterinin orada o zor durumda kalmasını seyrettiler,adam ısrar ettikçe bu saatte burada nereden bulabilirim dedikçe şöför dahada hiddetlenip ,demir çubuğu kapıpı adamın üzerine yürürdü ve adamı otobüsten indirdi.Müdahe edincede telefona sarılıp diğer otobüs şöförlerini çağırdı,ve bizleri yolda indirmekle tehtid ederek susturdu..herşeyin her ortamın bir çetesi olmuş ve insanlar sindirilmiş ve konuşanın hemen kafası eziliveriyor.Bu ülkeden umudumu yitirmeye başladım ben :((

sevgiyle..Hemide hayırlı olsun..

beyazumut1..

kumhavuzu dedi ki...

hoşgeldin...
ama hoşbulmamışsın ne yazıkki...

umutlar..
eşkıya basmış ortalığı..en kocamanlarıda nerde belli.

Oya dedi ki...

haklısın kumcum (bir acaip oldu :p)..
ancak bu çocuklar öylesine alışmışlar ki dövülmeye, sömürülmeye..
bir noktadan sonra fark ettiklerini bile sanmam..
ve de 8 yaşında olmasına rağmen,
o eve girebilmesi için cesaret vermesi açısından mutlaka uyuşturucu türevi de vermişlerdir ne yazık ki..
sistem böyle oldukça,
birkaç dayakla kurtulacaklarını bildikçe,
bu çocukları kullananlar da,
çocuk olarak bu yola girenler de uslanmaz..
ve onlar dayak yemeye,
bizlerse atmaya devam ederiz..
yazık..

bu arada dolfincan'a yazdığın şu fal mevzuuyla ilgili:
bir ara faldan başımı kaldıramaz olmuştum..
sonrasında bazı üzücü haberleri verirken öyle bunaldım ki,
bir daha bakmıycam dedim..
o zamandan beri de çook istersem eğer sadece,
"hadi kahve iç de sana fal bakayım" diyorum..
hatta arkadaşlarım: "falın geldiyse sana gelicem" diye arıyor arada.. tabi onları kendi hayvanlıklarıyla başbaşa bırakıyorum.. :)
orada ise görünce dayanamadım..
belki de hava atmaya özendim :)
yoksa onlayn fal mı oluşmuş hiç? ;)

kumhavuzu dedi ki...

kumumcumda diyebilirsin:))
hoşgeldin bu arada..oya

diğerleri için bişey demiyorum..çok sıkıyor çokk..

fal konusunda nezaketin için teşekkür ederim:)
bende ısrar etmeyi hiç sevmem zaten..
hani belki bigün..hadi bi kave içte falına bakayım dersin:)))
sevgiler

Adsız dedi ki...

acı ama gerçek..
ve üçer çocuk yapınca biz herşey daha iyi olucak kum .....atalet......

geçkalmadımki dedi ki...

Ne zor, ne acı bir konuya değinmişsin, ama ne yazık ki insanlar duyarsızlaşıyor günden güne, ben dahil.. (İş yerim İstiklal Caddesindeydi ve yankesici olarak yetiştirilen çocukların çok yoğun olduğu bir yerdi) önceleri çok etkilenip bir şeyler yapmaya çalışırken konuyla ilgili, bir süre sonra günlük sıradan olaylar olmaya başladı benzeri konular..
Ne acı…
Sevgiler…